
Mevsim geçişlerinde yaşanan sıcak ve soguk karışımı, kararsız havaların etksinden midir bilinmez, bir türlü karar verememiştim ne dinlemem gerektiğine…Yorgunlugun da etkisiyle fondaki müziğin seçimini bilgisayara devretmişken bir anda çalmaya başlayan şeyin dikkatimi dağıtabileceğini tahmin etmeli ve eskilerden huzurlu bir albüm seçmeliydim bekli de… fakat artık çok geçti ve yatakta debelenmenin anlamsız olduğuna karar verip nihayetine bu yazıya başlamış bulundum…
Pencereden sızan soğuk havayla dans edercesine odada öyle güzel bir atmosfer oluşturdu ki Colder, adıyla aynı şeyleri hissettiren fakat içinizde bir o kadar da sıcak bir dolaşıma neden olan garip de bir albüme sahipti ve soğuk havalarda alınan bir yudum likör etkisi gibi dinleyince damarlarınızdan sımsıcak akıyordu Heat albümündeki şarkılar…
Henüz 10 yaşındayken edindiği ilk albüm olan Depeche Mode’un Black Celebration’ının ardından, 30’lu yaşlarına yani bugüne dek beğenilerini aynı tarzda şekillendiren yarı Fransız, yarı Vietnamlı Marc Nguyen Tan ise bu ismin arkasına gizlenmeden, aksine elinde sigarasıyla siyah beyaz fotograflara konu olarak kendini tanıtan, Colder projesinin baş kahramanı.
Gece yarısı Paris’in parlak sokaklarından, bir anda loş ve dumanlı arka sokaklarına doğru seyir halinde giden boş bir otobüste dinlendiğini hayal ederseniz, aynı videolarında olduğu gibi heryeri bir anda siyah, beyaz ve kırmızı tonları ağır basan bir film karesine çeviriyor bu adam…‘Colder’ ise sadece yaptığı müziği ve kendi karmaşık ruh halini özetleyen bi başlık. Output Recordings tarafından yayınlanan 2003 tarihli ‘Again’ ise bu başlıgın kondugu ilk albüm.
Kendi jenerasyonundan ve vatanından olan Air ve Daft Punk gibi ünlü gruplarla kıyaslanmış olsa da Colder, tüm bu olağan kıyasların yanı sıra Kraftwerk, Can ve Joy Division’ın damaklarda bıraktıgı unutulmaz tatları da hatırlattığından oldukça da olumlu yorumlarla tanıtıldı ve nihayetinde bu albümle, NME ve Rolling Stone gibi sözü geçen yayınların da onayını almış oldu.
Amerika, Avrupa ve Avustralya’yı da kapsayan uzunca bir turnenin bitişi ise 2. albüm Heat’in temellerinin atılacagı tembellik günlerinin de habercisiydi. Ve sınır tanımayan bir aşkın yaşattıgı tüm aşırı dozları bestelerine döken bu adam, 2. albüm Heat’le birlikte hissettiği şeylerin karamsar tarafına çekildi ve koyu bir gölge misali her dinleyenin ardına dikiliverdi.
Pencereden sızan soğuk havayla dans edercesine odada öyle güzel bir atmosfer oluşturdu ki Colder, adıyla aynı şeyleri hissettiren fakat içinizde bir o kadar da sıcak bir dolaşıma neden olan garip de bir albüme sahipti ve soğuk havalarda alınan bir yudum likör etkisi gibi dinleyince damarlarınızdan sımsıcak akıyordu Heat albümündeki şarkılar…
Henüz 10 yaşındayken edindiği ilk albüm olan Depeche Mode’un Black Celebration’ının ardından, 30’lu yaşlarına yani bugüne dek beğenilerini aynı tarzda şekillendiren yarı Fransız, yarı Vietnamlı Marc Nguyen Tan ise bu ismin arkasına gizlenmeden, aksine elinde sigarasıyla siyah beyaz fotograflara konu olarak kendini tanıtan, Colder projesinin baş kahramanı.
Gece yarısı Paris’in parlak sokaklarından, bir anda loş ve dumanlı arka sokaklarına doğru seyir halinde giden boş bir otobüste dinlendiğini hayal ederseniz, aynı videolarında olduğu gibi heryeri bir anda siyah, beyaz ve kırmızı tonları ağır basan bir film karesine çeviriyor bu adam…‘Colder’ ise sadece yaptığı müziği ve kendi karmaşık ruh halini özetleyen bi başlık. Output Recordings tarafından yayınlanan 2003 tarihli ‘Again’ ise bu başlıgın kondugu ilk albüm.
Kendi jenerasyonundan ve vatanından olan Air ve Daft Punk gibi ünlü gruplarla kıyaslanmış olsa da Colder, tüm bu olağan kıyasların yanı sıra Kraftwerk, Can ve Joy Division’ın damaklarda bıraktıgı unutulmaz tatları da hatırlattığından oldukça da olumlu yorumlarla tanıtıldı ve nihayetinde bu albümle, NME ve Rolling Stone gibi sözü geçen yayınların da onayını almış oldu.
Amerika, Avrupa ve Avustralya’yı da kapsayan uzunca bir turnenin bitişi ise 2. albüm Heat’in temellerinin atılacagı tembellik günlerinin de habercisiydi. Ve sınır tanımayan bir aşkın yaşattıgı tüm aşırı dozları bestelerine döken bu adam, 2. albüm Heat’le birlikte hissettiği şeylerin karamsar tarafına çekildi ve koyu bir gölge misali her dinleyenin ardına dikiliverdi.
1 comment:
Ben almanyadan sevgi, gercekten cok guzel bir blog, eger twitter veya facebook sayfasi varsa hemen
ekliycegim.
Post a Comment