Saturday, September 25, 2010

Soultellers: Cold Desert



I'm on the corner waiting for a light to come on
That's when I know that you're alone
It's cold in the desert, water never sees the ground
Special unspoken without sound

Told me you love me, that I'd never die alone
Hand over your heart, let's go home
Everyone noticed, everyone has seen the signs
I've always been known to cross lines

I never ever cried when I was feeling down
I've always been scared of the sound
Jesus don't love me, no one ever carried my load
I'm too young to feel this old

Here's to you, here's to me
On to us, nobody knows
Nobody sees, nobody but me

dun gece bi ruya gordum... ertesi sabah da bosluga oylesine kings of leon yazip biseyler aramaya basladim... ne aradigimi, neden kings of leon yazdigimi bilmiyorum. bilincaltim bu sarkiyi o sabaha denk getirmemi ve bulmami istedi. soyleneni yaptim, buldum ve dinledim. ne anlamama, ne de anlatmama gerek kaldi. 



Thursday, September 16, 2010

Soultellers: No Sound But The Wind





Yazmayali baya zaman olmus deyip baslamak anlamsiz gelse de mutlaka sonu bi yerlere baglanir dusuncesiyle yazmis bulundum bi kere...

Uzun zaman oldu evi tasiyali. Artik uzaklarda yasiyor, nefes aliyor, mutlu olmaya calisiyor, gunluk rutinlerimi cesitlendirmeye cabaliyor ve hayata karsi direncimi arttirmaya gayret ediyorum. Aklim, gonlum hem burada hem orada. Boyle yasamasi zormus. Ama yaninda olan kisi herseyi bi kalemde degistirebilmene de yetebiliyormus. Evet, yetti. Artti bile! Sevdigim adamla evlendim, hep hayalini kurdugumuz yerlerin tam da zitti bi ulkeye, gelecek kaygilarimizi azaltmak icin yerlestik ve ne kadar kalacagimiz, sonrasinda nerede olacagimiz belli degil. Ama dusununce zor gelen bircok etkenin aksine beklentilerimin cok ustunde yerler, insanlar da gordum burada. Benim gibi olanlar, is icin kalanlar, sicagi sevdigi icin gelenler derken dunyanin bambaska yerlerinden bircok insanla dertlesir, eglenir oldum. Degisiklik bu anlamda iyi ama sicaga katlanabilme direncimi arttiramadigi icin de kotu geldi. Belli bi sureden cok daha uzun gelen bi zaman diliminde epey uzak kaldim herkesten... Bu kadar uzak kalinca ana fikrim de degisiverdi bir sureligine. Muzik dinleyemedim. Sadece yerel radyolarin sectikleriyle yetinmeyi denedim. Bi de Sebomun tadimlik gonderileriyle... Arada kulagima calinan bikac yeni sey de oldu ama hicbiri eskisi kadar tokezletmedi. Dinleyip gectim sadece. Krizin etkisiyle yaraticilik da sanki kesintiye ugramis gibi geldi. E boyle olunca da ya bende bi sorun var ya da endustri cokuste diyerek serit degistirir gibi frekans degistirdim. Yerel radyolara tahammulum olmadigindan genelde direksyon basinda kendi kendime gulebilmek ve buralara alismis da yillar gecmis gibi yapabilmek icin Hint muzigine odaklandim. Baya da eglendim. Arada iyi radyolar da denk geldi aslinda ama hicbiri 97.3 kadar cektirmedi bana. Ne reklam ne tanitim ne bi dj ne de baska bisey! Sadece muzik. Ama ne muzik! Sanki evimden yayin yapiliyormuscasina bisey. Uzun bir sure kimin neyin nesi oldugunu arastirsam da elle tutulur en ufak bisey bulamadim. Bulsam alnindan opecegim biri bile yok ortalikta ki tum bunlar korsan radyo olma ihtimalini de arttiriyor ama yine de o her kimse, sagolsun var olsun, beni tek celsede bunalimimdan kurtardi ve bi nevi tek serite indirdi, kendime getirdi. Yuzumdeki ifade collerde kaybolmus bedeviden, safari tripteki mutlu turiste terfi etti. Bazi bunyesel degisikliklerin yan etkisi boyle seyler yaptirabiliyor kimi zaman. Yan etkilerin guncelligi azaldikca da winampin islevi artiyor ve bilgisayarimin kalbi yeniden atmaya basliyor. Icindeki seylerin niteliginin de pek bi onemi olmuyor. Ses ve muzik yasadigini hissettirsin yeter. Ister orda ol, ister burda. Ister bi konserde en onde ol istersen evinde tek basina.... hic fark etmiyor. Hissettigin zaman gerisi geliyor. Ve hayat yeniden basliyor.


Ve Iste bu video da, demek istedigimi anlayacak insanlardan birini barindiriyor;